İntikam Nedir? Samsun Psikolog ile İntikam Psikolojisi

Creative Image
İntikam nedir, intikam alma isteği nasıl ortaya çıkar, kısa ve uzun vadede bize neler yaşatır? Samsun psikolog bakışıyla intikam psikolojisini, öfke ve affetme sürecini keşfedin.

İnsanlara “Hayatınızda hiç intikam aldınız mı?” diye sorsak çoğu kişi huzursuz olur, bu sorudan rahatsızlık duyar. Oysa intikam duygusu, filmlerdeki kanlı sahnelerden çok daha sıradan ve gündelik hâlleriyle hayatımızın içindedir. Yolda yürürken biri ayağınıza bastığında omuz atarak karşılık vermek, gürültü yapan komşuya inat televizyonu son ses açmak, ilişkilerde “ona gününü göstereceğim” diye düşünmek hep bu duygunun farklı yüzleridir.

Bir Samsun psikolog olarak bu yazıda intikam nedir, intikam alma isteği hangi duygulardan beslenir, beynimizde neler olur, kısa ve uzun vadede psikolojimize nasıl etki eder ve bu istekle daha sağlıklı şekilde nasıl baş edebiliriz sorularına odaklanacağım.

İntikam nedir?

Psikolojik açıdan intikam, bize haksızlık yaptığını düşündüğümüz kişiye ya da gruba zarar vererek içimizdeki adaletsizlik duygusunu dengelemeye çalışma girişimidir. Kısaca, “kötülüğe kötülükle karşılık verme” eğilimi olarak da tanımlanabilir.

Bazı tanımlar intikamı, yasaların, toplumsal normların ya da adalet mekanizmalarının yetersiz kaldığı düşünülen durumlarda devreye giren ilkel bir adalet arayışı olarak görür. Kişi, “kanunlar beni korumuyor, o zaman adaleti kendim sağlamalıyım” diyerek karşı tarafa misilleme yapma ihtiyacı hisseder. Bu haliyle intikam, Francis Bacon’ın sözünü ettiği gibi, hukukun dışına taşan, hukuku adeta ortadan kaldıran bir tür “vahşi adalet”e dönüşebilir.

İntikam davranışı her zaman büyük ve dramatik olaylarla gelmek zorunda değildir; kimi zaman sessizce yapılan küçük misillemeler, kimi zaman da “onu pişman edeceğim” diyerek kurgulanan planlarda kendini gösterir. Ortak nokta, duyulan acı, öfke ve kırgınlık karşısında zarar vererek denge sağlamaya çalışmaktır.

Günlük hayatta intikam alma şekilleri

Filmlerde intikam genellikle uç örneklerle anlatılır; oysa gerçek hayatta daha dolaylı, daha gündelik biçimlerle karşımıza çıkar. Terapide ve günlük gözlemlerde sık karşılaştığım bazı örnekler şunlardır:

Değerli eşyalara zarar vermek

Özellikle kardeş ilişkilerinde veya aile içinde sık görülür. Kişinin kıymet verdiği eşyayı bozmak, gizlice başkasına vermek, arabasına ya da özel eşyalarına zarar vermek gibi davranışlar, “bana yaşattığının aynısını sana da yaşatacağım” düşüncesinin sonucudur. Bazen ebeveynler de öfkelendiklerinde çocuklarının oyuncaklarını başkalarına vermekle tehdit eder, bu da çocuğun gözünde cezadan çok intikam gibi algılanabilir.

Hayatı zorlaştırarak öç almak

Kişinin işini, gününü, konforunu zorlaştırmak da pasif-agresif bir intikam şeklidir. Bilgisayarda dosyaları saklamak, telefonunu spam mesajlara maruz bırakmak, haberi olmadan adına pizza siparişi vermek, internette e-posta adresini spam listelerine yazmak gibi davranışlar buna örnektir. Amaç, “gününü mahvetmek”tir.

Benzer biçimde, toplumsal düzeyde de küçük intikam tepkileri görebiliriz. Örneğin alınan zamlara tepki olarak köprü ücretini bozuk parayla ödemek, hem protesto hem de “siz bana bunu yaşattınız, ben de işinizi zorlaştıracağım” mesajını taşır.

Toplum önünde utandırmak

Bazı kişiler, yaşadıkları ihlali herkesin bilmesini ister ve başkalarının gözünde karşı tarafı küçük düşürerek intikam almaya çalışırlar. Aldatan eşini sosyal medyada ifşa etmek, iş yerinde biriyle yaşadığı sorunu herkese anlatmak, özel mesajları başkalarıyla paylaşmak bunun örnekleridir. Ama bu yol, çoğu zaman çatışmayı büyütür; hedef alınan kişi de yeniden intikam alma yoluna gidebilir.

Burada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir: İntikam almaya çalışırken, çoğu zaman bizi inciten kişiye benzemeye başlarız. Bu da uzun vadede kendi değerlerimizden uzaklaşmamıza yol açabilir.

İlahi adalet beklentisi

Bazı insanlar doğrudan bir şey yapmasalar da “ilahi adalet”in gerçekleşmesini bekleyerek intikam duygularını canlı tutarlar. “Allah belasını versin”, “yanına kalmasın” gibi cümleler sık duyduğumuz örneklerdir. Beklenen cezanın gelmemesi veya karşı tarafın hayatında görünür bir mutluluk olması ise kişide derin bir hayal kırıklığı yaratabilir. “Demek ki dürüst davranmanın hiçbir anlamı yok”, “yapanın yanına kar kalıyor” düşünceleri, inanç ve değerleri sorgulamalarına neden olabilir.

Diğer yandan, kişi ilahi adalet beklentisini, intikam peşinde koşmadan kendi hayatına odaklanmak için bir dayanak olarak kullanabiliyorsa, bu affetme sürecini hızlandırabilir.

Daha iyi durumda olduğunu kanıtlamaya çalışmak

Özellikle ilişki bitişlerinde sık görürüz: Ayrıldığı kişiye “bak sensiz de çok mutluyum” mesajı vermek için sosyal medyada eğlence, başarı ve mutluluk fotoğrafları paylaşmak… “Onu kıskandır, ona pişmanlık yaşat” gibi popüler tavsiyeler bu bakış açısını besler. Öğrenciler için de “öğretmenini utandır, başarınla intikam al” gibi öneriler verilir.

Frank Sinatra’nın “En iyi intikam büyük bir başarıdır” sözü sıkça alıntılanır. Başarıya yönelmek elbette kıymetlidir; ancak bunu sadece başkasına bir şey kanıtlamak için yaptığımızda, kendi duygusal sürecimizi bastırma riskimiz vardır. “Her şey yolundaymış” gibi görünmeye çalışmak, kişi için bir tür maskeye dönüşebilir. Yas sürecini yaşamasını, ihtiyaç duyduğu desteği talep etmesini engelleyebilir. Zamanla, başkalarına oynanan bu rol, kişinin kendisini kandırmasına ve duygularına yabancılaşmasına yol açabilir.

Öfkeyi göstermek, çoğu zaman üzüntüyü göstermekten daha kolaydır. Bu yüzden aşırı güçlü, duygusuz, “poker suratlı” görünmekle gurur duyan kişiler, aslında derin bir travma ve yalnızlık taşıdıklarının farkında olmayabilir. Güvensizlik arttıkça yalnızlık artar; yalnızlık arttıkça da güvenmek daha zor hâle gelir.

Aşırı derecede iyi davranarak intikam almak

Bazı kişiler, kendilerine haksızlık yapan kişiye “üstün bir ahlaki konumdan” yaklaşarak, aşırı anlayışlı ve iyi davranarak onu mahcup etmeyi hedeflerler. “Yaptığına utansın, vicdan azabı çeksin” beklentisiyle hareket ederler. Fakat vicdan duygusu herkeste aynı güçte değildir; bazen bu iyi niyetli strateji, karşı tarafta beklenen etkiyi yaratmaz, kişi bu sefer de “onca iyi niyetime rağmen hiçbir şey anlamadı” diyerek yeniden kırılır.

Pasif şekilde ihtiyaç duyulmayı beklemek

“İntikam soğuk yenen bir yemektir” mottosuyla, karşı tarafın günün birinde kendilerine muhtaç kalmasını bekleyenler de vardır. Bu kişiler plan yapmaktan çok fırsat kollamayı tercih eder. Özellikle iş ortamında sık görülür: Sizden sürekli haksızca şikâyet ettiğini düşündüğünüz bir kişi, bir gün yardımınıza ihtiyaç duyduğunda hiçbir destek vermemek, sessiz bir intikam yöntemi olabilir. Ev arkadaşlıklarında, aile içinde de benzer örnekler vardır; sık sık yemeklerinizi eleştiren ev arkadaşınıza artık yemek yapmamak gibi.

Tüm bu örnekler, intikam arzusunun ne kadar çeşitli yollarla ifade edilebildiğini gösterir. Ancak bu yollara başvurmadan önce, intikamın kısa ve uzun vadeli psikolojik etkilerini bilmek faydalı olacaktır.

İntikam almanın kısa vadeli etkileri

İntikam, kısa vadede güçlü bir haz ve rahatlama duygusu yaratabilir. İsviçre’de yapılan bir araştırmada, aralarında oyun oynayan ve haksızlığa uğrayan katılımcılara, haksızlık yapan kişiden intikam alma fırsatı verildiğinde, neredeyse hepsi bu fırsatı kullanmayı tercih etmiş ve intikam aldıklarında kendilerini daha iyi hissedeceklerini düşünmüştür.

Beyin görüntüleme çalışmalarında, intikam planlarken ve intikam alırken beynin ödül sisteminde yer alan caudate nucleus bölgesinde belirgin bir aktivasyon görülmüştür. Bu bölge, madde kullanımı gibi diğer ödül süreçlerinde de aktive olur. Yani beyin, intikamı bir tür “ödül” gibi algılar.

Bu yüzden “intikam tatlıdır” cümlesi, duygusal deneyim açısından ilk anda doğru gelebilir. Ancak bu “tatlı” duygu kısa sürelidir. Önemli olan, bu kısa hazdan sonra neler yaşandığıdır.

İntikam almanın uzun vadeli etkileri

İntikam almak, kişiye kısa bir süre için güçlenmiş, rahatlamış ve haklı hissettirebilir. Fakat uzun vadede bu hisler yerini çoğu zaman pişmanlık, suçluluk, tekrar eden öfke ve duygusal yarayı sürekli açık tutma hâline bırakır.

İntikam peşinde koştuğumuzda, bize yapılan haksızlığı zihnimizde tekrar tekrar canlandırmaya başlarız. Bu da yaranın kabuk bağlamasını engeller. Filmlerde kahraman, intikamını alınca hikâye biter; gerçek hayatta ise süreç bu kadar keskin bir kapanışla sonlanmaz. Francis Bacon’ın dediği gibi, intikam peşinde koşan kişi, aslında iyileşme ihtimali olan yaralarını sürekli açık tutar.

Uzun vadede:

  • Öfke ve nefret duyguları tazelenir.
  • Olayı unutmak, küçümsemek, başka alanlara yönelmek zorlaşır.
  • Kişinin kendilik algısı “mağdur” rolüne sıkışabilir.
  • Başka ilişkilere güvenmek zorlaşır.

İntikam almak duygusal dengeyi yeniden kurmak yerine, çoğu zaman dengesizliği artırır.

İntikam almak öfkeyi azaltır mı?

Psikolojik araştırmalar ve klinik gözlemler, intikam almanın öfkeyi azaltmadığını, tam tersine beslediğini göstermektedir. Çünkü intikam sürecine giren kişi, olayı daha fazla düşünür, yaşadığı haksızlığı zihninde büyütür, yeni ayrıntılar ekler, tekrar tekrar aynı sahnelere takılı kalır.

İntikam almadığımız durumlarda ise çoğu zaman bir süre sonra yaşanan olayı küçültmeye, farklı yerlerden bakmaya, anlamlandırmaya başlarız. “Aslında o kadar da büyük bir şey değildi”, “belki de bu olay sayesinde şunları fark ettim” gibi cümleler kurabilir, affetmeye daha kolay yaklaşabiliriz. Bu da hem duygusal yükü hafifletir hem de yeni alanlara odaklanmamıza yardımcı olur.

İntikam aldığımızda ise, “madem bu kadar uğraştım, demek ki yaşadığım şey çok büyük, çok ağır” mesajını kendimize veririz. Olayı küçümsemek, esnetmek, farklı çerçevelerden görmek zorlaşır. Öfke ve kırgınlık, hafiflemek yerine daha görünür hâle gelir. Bize yapılan haksızlığı affetmediğimizde, hem kendimiz hem de çevremiz için yıkıcı olabilecek korku, öç alma ve bitmeyen öfke duygularına kapılma riskimiz artar.

İntikam almak neden tehlikelidir?

İntikam davranışı, sadece duygusal olarak değil, davranışsal ve sosyal açıdan da riskler taşır.

Orantısızlık riski

İlk tehlike, intikamın çoğu zaman orantısız olmasıdır. Bize yapılan davranışla verdiğimiz karşılık arasında büyük bir uçurum oluşabilir. Okulda akran zorbalığına maruz kalan bir öğrencinin silah kullanmaya kadar giden planlar yapması, terk edilen eşin cinayete varan şiddete başvurması gibi uç örnekler, intikam duygusunun kontrolsüzleşebileceğini gösterir.

Karşı tarafın farkında olmaması

İntikam alan kişiyi yalnızca “öcünü almış olmak” tatmin etmez; çoğu zaman karşı tarafın da “neden böyle bir şey yaşadığını anlamasını” ister. Ancak intikam hedefi olan kişi, çoğu durumda bu ilişkiyi kuramaz. “Ben buna ne yaptım ki?”, “kim beni gammazladı?”, “bunu hak edecek ne yaptım?” diye düşünür. Böyle olunca, intikam alan kişi de beklediği tatmini tam olarak yaşayamaz; sadece yeni bir çatışma döngüsü başlamış olur.

Kendimize zarar verme

Özellikle aldatma gibi yoğun duygusal travmalarda, “aynı şekilde karşılık verme” isteği çok sık görülür. Aldatıldığını öğrenen kişi, “o da aynı acıyı yaşasın” diyerek kendisi de aldatmayı seçebilir. Bu durumda sadece karşı taraf değil, kendi değerleri ve ilişkisiyle ilgili içsel çatışma ve suçluluk duygusu da artar. Yani kişi, intikam almaya çalışırken aslında kendine de yeni bir yara açmış olur.

Kurban rolünden çıkamamayı güçlendirme

İntikam peşinde koşan kişi, çoğu zaman kendini zihinsel olarak sürekli olaya ve failine bağlar. Kendi hedefleri, hayalleri, yaşam alanları ikinci plana düşer. Böylece “kurban” rolünden çıkıp daha aktif, daha özgür bir yaşam pozisyonuna geçmesi zorlaşır. Sorumluluk almak, farklı yollar denemek yerine, yaşanan ihlali tekrar tekrar düşünmek ön plana geçer.

Karşı misilleme kaygısı

İntikam davranışı, karşı tarafta da yeni bir öfke ve misilleme isteği tetikleyebilir. “Bana bunu yaptı, ben de ona göstereceğim” döngüsü, iki taraf arasında uzun süre devam eden güvensizlik ve tehdit algısına yol açar. Kişi bu sefer, “Acaba bana ne yapacak?” kaygısıyla yaşar. Örneğin, garsona kaba davranıp, ardından yemeğine bir şey yapılıp yapılmadığını düşünüp durmak gibi.

İntikamın faydası olabilir mi?

Bazı teoriler, intikam duygusunun evrimsel açıdan belirli işlevleri olabileceğini söyler. Örneğin:

  • Toplumda adalet duygusunu güçlendirmek
  • “Bana zarar verirsen, ben de karşılık veririm” mesajıyla caydırıcılık sağlamak
  • Aynı haksızlığı tekrar yapma ihtimalini azaltmak
  • Bir grup içinde dayanışma ve birlik duygusunu artırmak

Gerçekten de, kötü bir şey yapmayı düşünen kişi, “ileride benden intikam alınabilir” diye düşünerek davranışını gözden geçirebilir. Bir grup, kendisine zarar veren bir başka gruba karşı ortak tepki vererek sosyal birlik oluşturabilir.

Ancak burada önemli nokta şu: İnsanlar çoğu zaman somut bir fayda ummadan, sadece intikam almak için intikam alırlar. Bu durumda intikam, caydırıcı bir mekanizmadan çok, kişinin kendi yarasını sürekli kanatan bir döngüye dönüşür.

İntikam alma isteğiyle nasıl baş edebilirsiniz?

İntikam duygusu hissetmek, başlı başına “kötü” ya da “yanlış” değildir. Bize haksızlık yapıldığında öfkelenmek, kırılmak ve “karşılık verme” isteği duymak insan olmanın doğal bir parçasıdır. Önemli olan, bu duyguyu nasıl yönettiğimiz ve hangi davranışlara dönüştürdüğümüzdür.

Aşağıdaki adımlar, intikam duygusunu daha sağlıklı şekilde ele almanıza yardımcı olabilir:

Duygularınızın farkına varın

Öncelikle, “ben şu anda intikam almak istiyorum” diyebilmek kıymetlidir. Bu duyguya sahip olmanız, kendiliğinden kötü biri olduğunuz anlamına gelmez; sadece çok incindiğinizi, güveninizin sarsıldığını, adalet duygunuzun zedelendiğini gösterir. Duygunuzu fark etmek, onun tarafından sürüklenmek yerine, ona nasıl yanıt vereceğinizi seçebilmeniz için ilk adımdır.

Sakinleşmeden karar vermeyin

İntikam için atılan adımlar çoğu zaman “sıcağı sıcağına” atılan adımlardır ve pişmanlık ihtimali yüksektir. Öfkenin zirvede olduğu anlarda alacağınız kararlar, hem sizin hem karşınızdakinin hayatında geri dönüşü zor izler bırakabilir. Bu nedenle, duygular biraz yatışana kadar beklemek, karar vermeden önce birkaç kez düşünmek önemlidir. Affetmek bile bazen pişmanlık yaratabilir; fakat çoğunlukla, intikam alıp pişman olmaktan daha az yıpratıcıdır.

Güven kaybınızı gerçekçi değerlendirin

Size yapılan davranış gerçekten kasıtlı bir ihlal mi, yoksa yanlış anlama, eksik iletişim ya da bir kereye mahsus bir hata mı? Tüm bilgileri biliyor musunuz? Bu soruları kendinize sormak, olayın boyutunu daha gerçekçi değerlendirmenize yardımcı olur. Eğer güven kaybı derin ve tekrarlayıcıysa, burada iki seçeneğiniz vardır: Güveni yeniden inşa etmeye çalışmak ya da yolunuzu farklı bir yöne çevirmek.

Karşı tarafla konuşmayı değerlendirin

Sizi inciten kişiyle konuşmak her zaman kolay değildir; ancak bazen duygu ve düşüncelerinizi ifade etmek, karşı tarafın ne yaşadığını duymak, belki de bir özür işitmek, iyileşme sürecine katkıda bulunur. Yine de bu konuşmanın sizi daha fazla incitip incitmeyeceğini, karşı tarafın sizi dinlemeye hazır olup olmadığını düşünmek önemlidir. Her durumda, duygularınızı ifade etmeniz, sizi bir adım daha aktif ve güçlü bir konuma taşıyabilir.

Geri çekilmeyi de bir “cevap” olarak görün

Bazen hiçbir şey yapmamak, tartışmayı uzatmamak, hayatınızdan çıkarmak en etkili cevaptır. Sizi provoke etmeye çalışan kişiye bağırarak, hakaret ederek karşılık verdiğinizde, dışarıdan bakanlar için “sanki siz de haksızmışsınız” algısı oluşabilir. Oysa gerektiği yerde sınır koyarak, mesafe alarak, iletişimi keserek kendinizi korumayı seçebilirsiniz. Bu hem onlardan uzaklaşmanızı hem de zamanla unutmayı ve affetmeyi kolaylaştırabilir.

Yaşadığınız deneyimden ne öğrendiğinize odaklanın

Bu süreçten ne öğrendiniz? Kime ve ne kadar güveneceğiniz konusunda neleri fark ettiniz? Sınırlarınızı, önceliklerinizi, ihtiyaçlarınızı yeniden gözden geçirme fırsatınız oldu mu? Olayın sadece size verilen zarar kısmına değil, size kattığı farkındalıklara da odaklanmak, kontrol duygunuzu güçlendirir.

Kontrol edebileceğiniz şeylere ve bir sonraki adımınıza odaklanın

Başkalarının davranışlarını kontrol edemezsiniz; ama bu davranışlara nasıl cevap vereceğiniz sizin elinizdedir. Öfkenizi intikam planlarına değil, kendi hayatınızı iyileştirmek, hedeflerinize odaklanmak, yeni beceriler kazanmak gibi yapıcı alanlara yönlendirebilirsiniz. Öfke güçlü bir enerjidir; yönü değiştirdiğinizde, sizi kendi gelişiminiz için harekete geçiren bir yakıta dönüşebilir.

Affetmeyi bir seçenek olarak düşünün

Affetmek, yapılanı onaylamak ya da unutmak değildir. Daha çok, “bu olayın hayatım üzerindeki hükmünü azaltıyorum, enerjimi buraya akıtmayı seçmiyorum” demektir. Affetmek, karşı tarafa verilmiş bir ödülden çok, kendinize verdiğiniz bir özgürlük hediyesi olabilir. Misilleme davranışları, yarayı yeniden açarken; affetme eğilimi, yaranın kabuk bağlamasına fırsat tanır.

Eğer intikam duygusunun hayatınızı, ilişkilerinizi, ruh hâlinizi yoğun biçimde etkilediğini hissediyorsanız, bir uzmandan psikolojik destek almak iyi bir seçenek olabilir. Samsun’da bir psikolog olarak, bireylerin öfke, kırgınlık, ihanet ve adalet duygusu gibi yoğun duygularla başa çıkma süreçlerinde, güvenli bir terapötik alanın çok önemli olduğunu sıkça deneyimliyorum. Duygularınızı yalnız taşımak zorunda değilsiniz; bu süreci birlikte anlamlandırmak ve daha sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmek mümkün.

Samsun Psikolog Yücel Köse

Samsun Psikolog nedir?

Samsun Psikolog, Türkiye'nin Samsun kentinde uygulama lisansı olan bir ruh sağlığı uzmanıdır. Kaygı, depresyon, travma ve ilişki sorunları gibi çeşitli ruh sağlığı durumlarını değerlendirmek, teşhis etmek ve tedavi etmek üzere eğitilmişlerdir.

Neden Samsun Psikolog'a gitmeliyim?

  • Gelişmiş Ruh Sağlığı: Psikologlar, ruh sağlığı zorluklarını anlamanıza ve yönetmenize, duygusal refahınızı iyileştirmenize ve stres ve kaygı için başa çıkma mekanizmaları geliştirmenize yardımcı olabilir.
  • Gelişmiş İlişkiler: Terapi, ilişkilerinizdeki iletişim ve çatışma çözme becerilerinizi iyileştirerek aileniz, arkadaşlarınız ve partnerlerinizle daha güçlü ve daha tatmin edici bağlantılar kurmanıza yol açabilir.
  • Artan Öz Farkındalık: Psikologlar, düşüncelerinizi, duygularınızı ve davranışlarınızı daha derin bir şekilde anlamanıza yardımcı olarak artan öz farkındalığa ve kişisel gelişime yol açabilir.
  • Gelişmiş Başa Çıkma Mekanizmaları: Psikologlar, stres, kaygı ve diğer zorluklarla başa çıkmak için etkili başa çıkma mekanizmaları öğretebilir.
  • Azaltılmış Stres ve Kaygı: Terapi, stres, kaygı ve depresyon semptomlarını azaltmaya yardımcı olarak genel refahın iyileştirilmesine yol açabilir.

Samsun'da Doğru Psikoloğu Bulun

İhtiyaçlarınızı göz önünde bulundurun

  • Hangi belirli sorunlarla ilgili yardım arıyorsunuz? (örn. kaygı, depresyon, travma, ilişki sorunları)
  • Hangi terapi türüyle ilgileniyorsunuz? (örn. bilişsel-davranışçı terapi, psikodinamik terapi)
  • Yüz yüze veya çevrimiçi bir terapist mi arıyorsunuz?

Araştırın ve karşılaştırın

  • Çevrimiçi İncelemeler: Google Haritalar veya sosyal medya gibi platformlarda önceki müşterilerin incelemelerini okuyun.
  • Mesleki Örgütler: Samsun'daki kayıtlı psikologların listesi için Türk Psikologlar Derneği'ne danışın.
  • Ağızdan Ağıza: Arkadaşlarınızdan, ailenizden veya diğer güvenilir kaynaklardan öneriler isteyin.
  • Danışma Planlayın: İhtiyaçlarınıza ve kişiliğinize en uygun olanı bulmak için birkaç farklı psikologla ilk görüşmeleri planlayın.

Samsun Psikolog Ücretleri

  • Samsun'daki psikolojik hizmet ücretleri psikoloğun deneyimine, yeterliliklerine ve sağlanan terapi türüne bağlı olarak değişebilir.
  • Bazı psikologlar gelire göre değişen ücretler sunabilir.
  • Psikologların çoğu farklı ücret yapılarına sahip olabilen çevrimiçi terapi seansları da sunar.

Samsun Online Psikolog

  • Çevrimiçi terapi, özellikle yoğun programları veya sınırlı hareket kabiliyeti olan kişiler için ruh sağlığı hizmetlerine kolay erişim sağlar.
  • Samsun'daki birçok psikolog, görüntülü konferans platformları aracılığıyla çevrimiçi terapi seansları sunar.
  • Çevrimiçi terapi, birçok kişi için yüz yüze terapi kadar etkili olabilir.

Samsun Psikolog Tavsiyeleri

  • Terapistinize karşı açık ve dürüst olun.
  • Terapide sabırlı ve tutarlı olun.
  • Endişelerinizi ve beklentilerinizi terapistinizle iletin.
  • Kendinize bakmak için zaman ayırın.
  • Egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli uyku gibi sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları uygulayın.

Samsun Psikolog Randevu

  • Randevu planlamak için doğrudan psikoloğun ofisine veya kliniğine başvurun.
  • Birçok psikolog ayrıca web siteleri veya Doctolib gibi platformları aracılığıyla çevrimiçi randevu planlamasına izin verir.

Samsun Psikolog'dan randevu alarak psikoterapi seanslarına başlayın

Samsun Uzman Klinik Psikolog Yücel Köse'den randevu alarak Samsun Psikoterapi için randevu alın.

Adres

Cumhuriyet, İsmet İnönü Blv. No:210 K:5 D:16, 55200 Atakum/Samsun

İletişim

+90 544 662 34 55

Çalışma Saatleri

Pzt - Cmt: 09.00 - 21.00