Psikoterapi ve Ruh Sağlığı Terimleri Sözlüğü

Tek bir mesaj yeterli — hangi konuda destek aradığınızı birlikte netleştirelim.
Bu sayfa nedir: Psikoloji ve psikoterapide en sık karşılaşılan 55 terimin kısa, klinik olarak doğru tanımı. Her tanım 2–3 cümledir; konuyu derinlemesine ele alan yazılarımıza bağlantı verilmiştir. Terimler beş başlık altında gruplanmıştır: kaygı ve duygudurum, travma ve yas, ilişki ve bağlanma, terapi yöntemleri, süreç ve uygulama.
Hazırlayan: Uzman Klinik Psikolog Yücel Köse. Son güncelleme: 16 Eylül 2026.
Terapi sürecinde ya da bir metinde karşılaştığınız bir terimi aramak için Ctrl+F (mobilde sayfa içi arama) kullanabilirsiniz.
Kaygı ve duygudurum terimleri
Anksiyete (kaygı) — Gelecekte olabilecek bir tehdide karşı verilen, belirsiz ve yaygın bir tedirginlik hâli. Korkudan farkı, somut ve şimdiki bir nesnesinin olmamasıdır. Bedensel olarak çarpıntı, kas gerginliği ve tetikte olma hâliyle görünür. → belirtileri
Korku — Somut, şimdi ve burada var olan bir tehdide verilen tepki. Kaygının aksine nesnesi bellidir ve tehdit ortadan kalkınca söner. → kaygıyla farkı
Panik atak — Dakikalar içinde zirveye çıkan yoğun korku nöbeti. Çarpıntı, nefes darlığı, terleme, “öleceğim” ya da “delireceğim” düşüncesi eşlik eder. Tehlikeli değildir ama son derece rahatsız edicidir.
Yaygın anksiyete bozukluğu — Günlük yaşamın birçok alanına yayılan, kontrol edilmesi zor ve en az altı aydır süren endişe hâli. Kişi endişenin aşırı olduğunu bilir ama durduramaz.
Fobi — Belirli bir nesne ya da duruma karşı, gerçek tehlikeyle orantısız ve kaçınmaya yol açan yoğun korku. → karanlık · yangın · sel · deprem · ameliyat · araba kullanma
Depresyon — En az iki hafta süren çökkün duygudurum ve/veya keyif alamama hâli; uyku, iştah, enerji, dikkat ve özdeğerde bozulmayla birlikte gider. Üzgünlükten farkı süresi, yaygınlığı ve işlevselliği bozmasıdır. → üzgünlükten farkı · kaygıyla farkı
Anhedoni — Daha önce keyif veren etkinliklerden keyif alamama. Depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biridir; yorgunluktan ayrılmasını sağlayan işaret budur.
Ruminasyon — Aynı olumsuz düşünceyi, çözüme ulaşmadan tekrar tekrar zihinde çevirmek. Sorun çözmeye benzer ama sonuç üretmez; depresyon ve kaygıyı sürdüren temel mekanizmalardan biridir. → birini unutamamada rolü
Tükenmişlik sendromu — Uzun süreli iş stresine bağlı duygusal tükenme, işe ve insanlara karşı duyarsızlaşma ve kişisel başarı hissinde düşüş. Klinik bir hastalık değil, mesleki bir olgu olarak tanımlanır.
Obsesyon — İstem dışı gelen, rahatsız edici, kişinin kendi düşüncesi gibi hissetmediği yineleyici düşünce ya da imge.
Kompulsiyon — Obsesyonun yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan yineleyici davranış ya da zihinsel eylem. Kısa vadede rahatlatır, uzun vadede obsesyonu güçlendirir. → temizlik takıntısı
Somatizasyon — Ruhsal sıkıntının bedensel belirti olarak ortaya çıkması: açıklanamayan ağrı, mide-bağırsak şikâyeti, baş dönmesi. Belirti gerçektir; “uydurma” değildir.
Ekonomik kaygı (finansal anksiyete) — Gelir, borç ve geçim güvencesine dair sürekli tedirginlik. Uyku bozukluğu, karar felci ve ilişki çatışmalarıyla birlikte gider. → belirtileri
Ölüm kaygısı — Kendinin ya da sevdiklerinin ölümlü olduğu gerçeğine dair yoğun tedirginlik. Ani ölüm haberleri sonrasında geçici olarak yükselmesi olağandır. → ani ölüm haberleri
Sınav kaygısı — Değerlendirilme durumlarında performansı bozacak düzeye çıkan kaygı. Bir miktar kaygı performansı artırır; eşiği aşınca dikkat ve hatırlamayı bozar. → nasıl yenilir
Travma, kayıp ve yas terimleri
Travma — Kişinin başa çıkma kapasitesini aşan, olağandışı ve zorlayıcı olay. Belirleyici olan olayın “büyüklüğü” değil, kişinin onu işleyebilme kapasitesidir.
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) — Travmatik olaydan bir ay sonra da süren; yeniden yaşantılama, kaçınma, olumsuz biliş-duygudurum değişiklikleri ve aşırı uyarılmışlıkla giden tablo. → deprem sonrası
Flashback — Travmatik anının, hatırlama değil yeniden yaşama hissiyle geri gelmesi. Kişi olayın geçmişte kaldığını o an bilemeyebilir.
Akut stres tepkisi — Travmatik olayın hemen ardından ortaya çıkan, günler ve haftalarla sınırlı belirtiler. Olağan bir tepkidir; sorun, sönmeyip kronikleşmesidir.
Duygusal uyuşma — Travma sonrası duyguların “kapanması”; ne acı ne sevinç hissedebilme hâli. Koruyucu bir mekanizmadır ama uzadığında ilişkileri zedeler.
Yas — Kayıp sonrası doğal uyum süreci. Zamanla yoğunluğu azalır ve kayıp, kimliğin merkezinden çıkıp anıya dönüşür. → yas süreci · kayıp acısı
Duygusal istismar — Aşağılama, sürekli eleştiri, yok sayma, tehdit ve izolasyon yoluyla verilen ruhsal zarar. Fiziksel iz bırakmadığı için geç fark edilir. → psikolojik etkileri
Yıldönümü tepkisi — Travmatik ya da kayıpla ilgili bir tarihin yaklaşmasıyla belirtilerin yeniden yükselmesi. Gerileme değil, olağan bir örüntüdür. → anma günleri
İlişki ve bağlanma terimleri
Bağlanma stili — Erken bakım ilişkilerinde kurulan ve yetişkin ilişkilerinde tekrarlanan yakınlık örüntüsü. Güvenli, kaygılı, kaçıngan ve dağınık olarak sınıflanır.
Kaygılı bağlanma — Terk edilme korkusuyla yakınlığı sürekli sınama ve onay arama eğilimi. Ayrılık sonrası toparlanmayı uzatan en güçlü etkenlerden biridir. → unutma süresine etkisi
Kaçıngan bağlanma — Yakınlık arttıkça geri çekilme ve duygusal mesafe koyma eğilimi. Çoğu zaman ilgisizlik olarak yanlış okunur; altında yakınlık kaygısı vardır.
Takip–geri çekilme döngüsü — Biri yakınlaştıkça diğerinin uzaklaştığı, uzaklaştıkça öbürünün daha çok yaklaştığı kısır çatışma örüntüsü. Çift terapisinin en sık çalıştığı yapıdır. → çift terapisinde ne çalışılır
Dört atlı — Gottman’ın çift araştırmalarında ilişki sıkıntısının en güçlü göstergeleri olarak tanımladığı dört davranış: eleştiri, savunuculuk, aşağılama ve duvar örme.
Duvar örme (stonewalling) — Çatışma sırasında tamamen susup geri çekilmek. Sakinlik gibi görünür ama fizyolojik olarak aşırı uyarılmışlık hâlidir. → iletişim sorunları
Balayı evresi — İlişkinin başındaki yoğun idealleştirme ve tutku dönemi. Bitmesi ilişkinin bozulduğu değil, bir sonraki evreye geçtiği anlamına gelir. → ilişki evreleri
Ebeveynleşme — Partnerin bakım veren, diğerinin bakım alan rolüne yerleşmesi. Eşitliği ve çoğu zaman cinsel isteği aşındırır. → ilişkide anne gibi davranmak
Kıskançlık — Değer verilen bir ilişkiyi kaybetme tehdidine karşı verilen tepki. Kontrol davranışına dönüştüğünde ilişkiyi koruyan değil yıpratan bir hâl alır. → neden olur
Değersizlik şeması — “Sevilmeye layık değilim” temel inancı. Kendini gerçekleştiren kehanet olarak çalışır: kişi reddedilmeyi bekler, buna göre davranır ve reddedilme olasılığını artırır. → neden sevilmiyorum hissi
Affetme — Haksızlığa uğrayanın öfke ve intikam arzusunu bırakma süreci. Unutmak, onaylamak ya da barışmak değildir; öncelikle affedenin yükünü hafifletir. → affetmek nedir
Terapi yöntemleri
Yöntemlerin hangi sorunda nasıl kullanıldığı, süreleri ve birbirine göre üstünlükleri ayrı bir rehberde karşılaştırılıyor: terapi yöntemleri karşılaştırması
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) — Düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağı hedef alan, yapılandırılmış ve süreli yaklaşım. Kaygı bozuklukları ve depresyonda en çok araştırılmış yöntemdir. → kaygı terapisi
Bilişsel çarpıtma — Gerçeği sistematik biçimde bozan otomatik düşünce kalıpları: felaketleştirme, aşırı genelleme, zihin okuma, ya hep ya hiç düşüncesi.
Şema terapi — Çocuklukta yerleşen ve yetişkinlikte tekrar eden derin örüntüleri (şemaları) hedef alan, BDT’den daha uzun soluklu yaklaşım. “Her ilişkide aynı şey oluyor” diyenler için uygundur. → şema terapi
EMDR — Travmatik anının duygusal yükünü azaltmayı hedefleyen sekiz aşamalı protokol. Olayın ayrıntılı sözel anlatımını gerektirmemesi, konuşma terapilerinden temel farkıdır. → travma terapisi
Maruz bırakma — Kaçınılan uyaranla, kaygı tolere edilebilir düzeye inene kadar kademeli ve planlı temas kurma tekniği. Fobi tedavisinin çekirdeğidir.
Davranışsal aktivasyon — Depresyonda, keyif ve başarı duygusu veren etkinlikleri duygudurum düzelmesini beklemeden planlı biçimde artırma yöntemi. → depresyon terapisi
Psikodrama — Sorunların konuşmak yerine rol oynayarak, sahneleyerek çalışıldığı grup yöntemi. → psikodrama nedir
Pozitif psikoloji — Hastalığı azaltmaya değil, güçlü yanları ve iyi oluşu artırmaya odaklanan alan. → pozitif psikoloji
Akılcı yaşam terapisi — Akılcı olmayan inançların fark edilip işlevsel olanlarla değiştirilmesine dayanan yaklaşım. → akılcı yaşam terapisi
Cinsel terapi — Cinsel işlev bozukluklarında davranışçı teknikler, psikoeğitim ve çift çalışmasının birlikte yürütüldüğü yapılandırılmış süreç. → cinsel terapi · vajinismus · erken boşalma · cinsel isteksizlik
Süreç ve uygulama terimleri
Klinik psikolog — Psikoloji lisansı üzerine klinik psikoloji alanında lisansüstü eğitim ve süpervizyonlu uygulama tamamlamış uzman. Psikoterapi uygular, ilaç yazamaz. → unvanlar arasındaki fark
Psikiyatrist — Tıp fakültesi sonrası Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığı yapmış hekim. Tanı koyar, ilaç yazar, resmî sağlık raporu düzenler.
Terapi saati — Bir psikoterapi seansının standart süresi; 45–50 dakikadır. Kalan süre uzmanın kayıt tutması ve seansı değerlendirmesi içindir. → terapi kaç seans sürer
Terapötik ilişki (ittifak) — Danışan ile uzman arasındaki güven ve iş birliği bağı. Terapi sonucunu yordayan en güçlü değişkenlerden biridir — yöntemin kendisinden bile daha güçlü olduğu çalışmalar vardır.
Süpervizyon — Terapistin yürüttüğü vakaları, daha deneyimli bir uzmanla düzenli olarak gözden geçirmesi. Mesleki yeterliliğin standart bir parçasıdır.
Gizlilik ilkesi — Seansta konuşulanların danışanın açık rızası olmadan paylaşılmaması. İstisnaları dardır ve tanımlıdır: kendine veya başkasına yönelik ciddi ve yakın tehlike, çocuk istismarı bildirimi, mahkeme kararı. → kayıtlar nerede tutulur
İlk değerlendirme görüşmesi — Öykünün alındığı, hedeflerin belirlendiği ve süreç planının kurulduğu ilk seans; 50–90 dakika sürer. → ilk görüşmede neler oluyor
Doz–etki ilişkisi — Psikoterapide seans sayısı ile iyileşme arasındaki bağ. Klasik araştırmalarda hastaların yaklaşık %50’si 8 seansta, %75’i 26 seansta ölçülebilir düzelme göstermiştir.
Nüks (relaps) — Düzelmiş belirtilerin yeniden ortaya çıkması. Süreç sonunda seansların aylık takibe seyreltilmesinin nedeni budur.
Psikoeğitim — Danışana, yaşadığı tablonun mekanizmasını öğretme çalışması. “Neden böyle oluyorum” sorusunun cevaplanması, tek başına kaygıyı düşürür.
Online terapi — Video görüşmeyle yürütülen psikoterapi. Araştırmalar birçok tabloda yüz yüze terapiyle benzer etkinlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. → online terapi
Bir terimi bulamadınız mı?
Sözlükte olmayan bir kavramla karşılaştıysanız ya da bir tanımın yanlış olduğunu düşünüyorsanız yazın — sayfa düzenli olarak güncellenmektedir.
Bu sözlük bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tanı ya da tedavi yerine geçmez. Tanımlar, klinik kullanımda yerleşmiş karşılıklarına dayanır; resmî tanı ölçütleri için DSM-5-TR ve ICD-11 esas alınmalıdır.

Atakum, Samsun · online görüşmeler Türkiye'nin her yerinden
Ne yazacağınızı bilmek zorunda değilsiniz. "Merhaba, bir şey sormak istiyorum" demeniz yeterli — gerisini birlikte konuşuruz.
Hiçbir güncellemeyi kaçırma!
Samsun Psikolog web sitesini Tercih Edilen Kaynak olarak Google'a ekleyin
ve arama sonuçlarında daha fazla görün.
Randevu Alın
Hızla randevu alarak yaşadığınız sorunları atlatabilirsiniz.
Samsun Psikolog'dan randevu alarak psikoterapi seanslarına başlayın
Samsun Uzman Klinik Psikolog Yücel Köse'den randevu alarak Samsun Psikoterapi için randevu alın.
Samsun Psikolog ve Samsun Psikoterapi hizmetleri için randevu oluşturarak ruh sağlığınızıdaki iyi hissetme sürecine bugün başlayın.
Terapiler
Gezinti
+90 544 662 34 55
Pzt - Cmt: 24 saat randevu için iletişime geçilebilir